Bankadan Kredisine Kefil Olanların Hukuki Durumu Ve Hakları

Nisan 2, 2019

Çoğu zaman kredi kullanan kimselere kefalet verenler yıllar sonra kefil olduklarının borçlarını ödeyememesi üzerine banka ile karşı karşıya gelmekte ve borçlu gibi haciz tehdidine maruz kalmaktadır.

Bankadan kullanılan kredilere kefalette kefilin kefilliğinin sınırları belli olmalıdır. BK’ya göre kefalet limiti gösterilmeyen sözleşmeler geçersizdir. Aynı zamanda kefilliğin zamanaşımı süresi de on yıl sonrasında son bulmaktadır. Çoğu zaman kefil olanlar haklarını bilmedikleri gibi bankalara başlatılan icra takiplerine dahi itiraz etmemektedirler.

Aynı zamanda bankalar kefil olunan sözleşme dışında banka müşterisinin kullandığı tüm kredilerden dolayı kefile başvurma yolunu seçmektedirler. Kuşkusuz kefil olunmayan sözleşmeye dayalı olarak eski kefilin sorumluluğuna gidilemeyecektir. Aşağıda yüksek mahkemece verilen bir kararda da kefil imzası bulunmayan sözleşmeler sebebiyle kefilin sorumluluğuna gidilemeyeceği doğrultusundadır.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2012/15421 K. 2013/1789 T. 30.1.2013

  • KEFİL ( Olarak İmzalamadığı Kredi Kartı ve Tüketici Kredi Sözleşmelerinden Doğan Borçtan Sorumlu Tutulmasının Doğru Olmadığı/Genel Kredi Sözleşmesi Hükmünün Kefili İmzası Bulunmayan Sözleşmeler Sebebiyle Sorumluluk Altına Sokacak Biçimde Yorumlanamayacağı – Menfi Tespit Davası )

Özellikle Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında bankadan kredi kullanan kimselere kefil olanlar bakımından kefilin sorumluluğu tartışılmalıdır. Çoğu zaman şirketler banka ile Genel Kredi Sözleşmesi düzenlemekte ve kefil olarak alınan kefil daha ileriki tarihli GKS’de kefil imzası bulunmamasına rağmen kefilliği devam ediyor gibi işleme tabi tutulurlar. Oysa aşağıda alıntı yaptığımız yüksek mahkeme kararında da değinildiği yeni bir sözleşme ile kullandırılan kredi nedeniyle eski kefillerin sorumlu tutulamayacağı sabittir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2009/12183 K. 2010/8768 T. 12.7.2010

  • TESPİT DAVASI ( Dava Dışı Borçluya Davalı Bankaca Yeni Bir Sözleşme İle Kullandırılan Kredi Nedeniyle Kefillerin Sorumlu Tutulamayacağı – Davanın Kabulü Gereği )-

“……banka tarafından davacıların kefil olmadığı 27.11.2006 tarihli yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırıldığı, bu sebeple davacıların takibe konu edilen borçtan sorumlu tutulamayacakları gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacıların 20.5.2004 ve 27.11.2006 tarihli sözleşmeler sebebiyle davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.

SONUÇ : Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümün ONANMASINA, 12.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. “Karar verilmiştir.

Bankanın tüm bu süreçler boyunca kefil aleyhine başlatabileceği takiplerde kefil olanların kefil oldukları sözleşmeyi bilmeleri, borçlunun borcuna dair sorumluluklarının kapsamından emin olmaları gerekmektedir. Her somut olay kendi içerisinde detaylı inceleme gerektirmektedir. Bu süreçte uzman bir kimseden bu konuda görüş alarak bankanın başlattığı takiplerle ilgili haklarını bilerek hareket etmesinde yarar bulunmaktadır.