İstihkak İddia Eden Lehine Düzenlemeler

Nisan 2, 2019

İstihkak iddiası alacaklının haczini talep ettiği menkul mal üzerinde üçüncü şahsın hak iddia etmesidir. İİK 96 vd. maddelerinde düzenlenen istihkak iddiası üzerine uygulanacak prosedür haczedilen malın borçlunun elinde veya üçüncü şahsın elinde olmasına göre farklılık arz etmektedir. Söz konusu mal üçüncü şahsın adresinde, borçlunun yokluğunda haczedilmişse üçüncü şahıs lehine olarak istihkak iddiasını ispat külfeti alacaklıya düşmektedir.

İİK 99 Maddesinde” Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz.

İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır.

Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz.

Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.”

6352 sayılı Kanuna ait Hükümet Tasarısı Gerekçesi

“ Maddeyle, haczedilen şeyin, borçlunun elinde olmayıp da üçüncü bir şahıs nezdinde bulunması hâlinde bu malın muhafaza altına alınması yerine, üçüncü kişinin kabul etmesi durumunda yediemin olarak kendisine bırakılması düzenlenmektedir.

İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verecektir. Bu süre içinde dava açılmaz ise üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılacaktır.

Ayrıca, alacaklı tarafından süresinde açılan istihkak davası sonuçlanıncaya kadar hacizli malın satışı yapılmayacaktır.

Kanunun 88 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre, üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedilince alacaklı üçüncü şahsın yedieminliğine muvafakat etmiyorsa malın muhafaza altına alınması gerekmektedir.

Üçüncü şahsın fiili hâkimiyetinde ve zilyetliğinde bulunan haczedilen malların, sadece alacaklının talebine istinaden muhafaza altına alınması, uygulamada büyük sıkıntılara neden olabilmektedir. Bu düzenlemeyle, istihkak davasında dava açma ve ispat külfetinin alacaklıya düşmesi nedeniyle istihkak davasının devamı süresince malın muhafaza altına alınmaması ve satışının yapılmaması amaçlanmaktadır.”

İstihkak iddiası üzerine haczin iik 99 maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmesi önemlidir. Zira bu durumda mal muhafaza altına alınamayacağı gibi istihkak davası açma külfeti de alacaklı üzerine olacaktır. Kuşkusuz alacaklı tarafından açılan istihkak davasında söz konusu haczedilen menkul malın mülkiyetinin borçluya aidiyeti kesin inandırıcı ve şüpheye mahal vermeyecek güçlü delillerle ispat külfeti altında olacaktır.

Günümüzde şirketlerin adres değişiklikleri, eski ortakların borçları, şirket bölünmesi, şirket yetkili ve akrabaların borçları nedeniyle bu kimseden alacaklı olanlar alacağı tahsil amacıyla borçlunun mal kaçırma ihtimali olduğu adreslerde haciz işlemi gerçekleştirmektedir. Bu süreçte haciz işleminin üçüncü şahıs tarafından profesyonel olarak yönetilmesi çoğu zaman mümkün olmamakta, adresinde hacze gelinen kimse borçla alakalı olmadığını iddia ederken mallarının haczedilmesi karşısında üzüntü ve öfkeyle yasal haklarını unutmaktadır. Oysa İİK 99 maddesi açık olup borçlunun elinde olmayan mal hakkında İİK 99 maddesinin uygulanması gerektiğinin bilinmesi gerekmektedir.

  1. HD. 10.07.2014 T. E: 2013/17196, K: 14712

Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu malın muhafaza altına alınamayacağı-

İİK’nun 99. maddesi (Değişik: 02.07.2012-6352/20 md.) ile haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu malın muhafaza altına alınamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı vekili açıkça haciz işleminin İİK’nun 99. maddesine göre yapılması gerektiğini ve yapılan muhafaza işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Yine, İİK’nun 99. maddesinde de haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu malın muhafaza altına alınamayacağı belirtilmiş, haciz işleminin yapılamayacağı yönünde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Başka bir anlatımla, İİK’nun 99. maddesine göre, haciz işlemi yapılır ancak muhafaza işlemi yapılamaz. “

Haczedilen şey istihkak iddia edenin elindeyken muhafaza altına alınamaz. Ancak istihkak davasında üçüncü şahıs alacaklının iddialarını çürütebilmelidir. Alacaklının İİK 99 maddesine dayanarak açtığı istihkak iddiasının reddi davasında istihkak iddiasının yerinde olmadığı ispat edilmeye çalışılacaktır. Bu süreçte hacze maruz kalan şirket ve kişilerin haklarını savunabilmesi için uzman görüşü ve desteği almasında yarar bulunmaktadır.